featured
  1. Haberler
  2. Kültür Sanat
  3. Tiyatro Benim Gerçek Okulumdu” – Oyuncu Cem Uras’tan Samimi İtiraflar!

Tiyatro Benim Gerçek Okulumdu” – Oyuncu Cem Uras’tan Samimi İtiraflar!

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Tiyatro Benim Gerçek Okulumdu” – Oyuncu Cem Uras’tan Samimi İtiraflar!

Usta oyuncu Cem Uras, lise yıllarında başlayan tiyatro tutkusundan Zihni Göktay’la geçirdiği yıllara, Atatürk’ü canlandırma onurundan yeni projelerine kadar pek çok konuda haberimiz için özel açıklamalarda bulundu.

Özel Röportaj/ Ebru Okanlar

Oyunculuk serüveniniz nasıl başladı? Bu mesleğe yönelmenizde belirleyici olan neydi?

Öncelikle güçlü performansımla tanıdığınızı söylediğiniz için çok teşekkür ederim.
Oyunculuk serüvenim lise yıllarında başladı. Ben Şişli Terakki Lisesi mezunuyum. Okulumuz tiyatroya çok önem verirdi.
Rahmetli edebiyat öğretmenim Şenay Başoğlu sayesinde tiyatro kulübüne katıldım. Liseler arası festivallere oyunlar hazırladık, sahne tozunu ilk kez o yıllarda yuttum. O dönemde içime bir aşk işlendi ve hiç vazgeçemedim.

 

Edebiyat fakültesinden şehir tiyatrolarına uzanan bu yolculuk nasıl gelişti?

Üniversitede Marmara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde okudum.
Bu sırada İstanbul Devlet Konservatuvarı’nda Yıldız Kender’in derslerine katılarak iki yıl yarı zamanlı tiyatro eğitimi aldım.
Sonra İstanbul Şehir Tiyatroları’nın sınavını kazandım ve henüz 20 yaşındayken sahneye çıktım.
Benim asıl okulum şehir tiyatrosuydu. Çünkü orada usta-çırak ilişkisiyle çok şey öğreniyorsunuz. Toron Karacaoğlu, Ayla Algan, Savaş Dinçel gibi ustalarla aynı sahneyi paylaştım. Hem sahne üstünde hem kuliste onlardan çok şey öğrendim.

 

🎬 Şu sıralar hangi projelerle meşgulsünüz?

Şu anda ekranlarda yer alan bir projem yok, ama çekimleri tamamlanmış iki yapımın gösterime girmesini bekliyorum.
Bunlardan biri “Adresi Olmayan Ev” adlı distopik bir sinema filmi. Hatice Aşkın’ın yazıp yönettiği film 30 ülkede gösterildi, 26 Aralık’ta Türkiye’de vizyona girecek.
Bir diğeri ise TRT Tabii için çekilen “Asilum” adlı 8 bölümlük bir dizi. Bu yapım da distopik bir hikaye anlatıyor. Dizide Dr. Carl karakterini canlandırıyorum.

 

 

Set ortamı ile tiyatro sahnesi arasında sizce en büyük fark nedir?

İkisi çok farklı dünyalar.
Tiyatroda oyunun saati bellidir, disiplini vardır. Set ortamında ise işler uzayabilir, bazen sabahlara kadar çalışıyoruz.
Kamera önü oyunculuğu ile sahne oyunculuğu teknik olarak da çok farklı.
Tiyatroda anı yaşarsınız, seyirciyle aynı havayı solursunuz; sette ise o enerjiyi objektife yansıtmanız gerekir.

 

Doğaçlama tiyatronun kariyerinizdeki yeri nedir?

Ben Tüluat Tiyatrosu’nun yaşayan efsanelerinden Zihni Göktay’la 7 sezon boyunca Cibali Karakolu oyununda karşılıklı oynadım.
Zihni Bey bu işin ustasıdır. Onunla aynı sahneyi paylaşarak doğaçlamanın matematiğini öğrendim.
Seyircinin tepkisine göre nasıl hareket etmeniz gerektiğini ancak sahnede yaşayarak öğrenirsiniz. Bu, kitaplardan öğrenilecek bir şey değildir.

 

 

Günümüz seyircisiyle tiyatro arasındaki bağı nasıl görüyorsunuz?

Son yıllarda özellikle gençlerin tiyatroya ilgisi beni çok sevindiriyor.
Üniversite gençliği oyunlarımıza büyük ilgi gösteriyor.
Şehir tiyatrolarının biletleri satışa çıktığı gün tükeniyor.
Bu ilginin artmasında, bilet fiyatlarının uygun olmasının da payı var tabii.

Dijital platformların artışı tiyatroya ilgiyi etkiledi mi?

Hayır, tiyatroyu etkilemez.
Tiyatro, tarihin en eski sanat dallarından biri ve kemikleşmiş bir seyircisi var.
Dijital platformlarda dizi izleyen bir seyirci, tiyatrodan aldığı o canlı hissi alamaz.
Sahneyle seyirci arasında kurulan o bağ çok özel, hiçbir ekran o hissi veremez.

 

 

Kariyeriniz boyunca birçok karaktere hayat verdiniz. Atatürk’ü canlandırmak nasıl bir duyguydu?

30 yılı aşkın bir oyunculuk kariyerim var, ama Atatürk’ü canlandırmak benim için bambaşka bir onurdu.
Cumhuriyet’in 100. yılı için çekilen bir reklam filminde Atatürk’ü oynadım.
Kısa bir sahneydi ama hazırlığı üç saat sürdü. Makyaj, kostüm, her şey titizlikle yapıldı.

Beni zaten zaman zaman Atatürk’e benzetirler. Belki Arnavut kökenli olmamdan dolayı yüz hatlarımız benzerdir.
Ama bu rolü oynamak sadece bir performans değil, bir saygı duruşuydu benim için.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir